Çok Yemek Yemenin Zararları

Çok Yemek Yemenin ZararlarıÇok Yemek Yemenin Zararları


Fazla yemek yendiğinde mide hazım için daha çok enzime ihtiyaç duyar. Enzim üretmek vücut için çok güçtür ve kıymetli maddeler gerekti­rir. Sağlıklı bir insanın midesi 200-250 gr. yemeğin birinci hazmını, besin­lere ve kişinin hazım gücüne göre değişmekle beraber, 3-4 saat içinde ko­layca gerçekleştirebilir. Bu miktarda yemeği hazmetmek için kalp zorlanmadan rahatça çalışacaktır. Bunun 2 katı yemek yendiğinde ise, yemeğin hazmedilmesi ve fazlalıkların kısmen depolanarak, kısmen çıkartılması için, kalbin 4-6 kat daha fazla çalışması gerekecektir.

Bu işlem sadece kalbi de­ğil, besinleri hazmetme, depolama ve fazlalıkları vücuttan uzaklaştırmakla görevli diğer organları da yıpratır. Mesela, bir araba taşlı, bozuk ve dik bir
yolda, düzgün yolda harcadığı yakıtın 2-3 katını harcar. Mesafe aynıdır fa­kat harcanan yakıt miktarı farklıdır. Devamlı zorlu çalışmaktan harap olan bir motor gibi, insan kalbi de aşırı çalışmadan dolayı rızkını çabuk tüketir. Çünkü kalp atışları sayılıdır.

Genç bir insan fazla yemek yediğinde, vücudu kuvvetli olduğu için hazmederek, fazlalıkları dışarı atabilir. Ancak fazla yemek alışkanlık halini alır zorlanma devam ederse, bu kuvvet tükenir, fazlalıkların giderek daha artmasıyla vücutta depolar oluşur. Depolar dolduktan sonra ise atıklar kanla birlikte dolaşmaya başlar. Böylece kan ağırlaşır, dolaşımı yavaşlar. Ağırlaşan kandaki atıklar damarlarda birikmeye ve zamanla damarları tıka­maya başlar. Daralan ve tıkanan damarlardaki kan, organları yeteri derece­de besleyemeyecek kadar azalır. Beslenemeyen organlar beyne 'Açız!" uya­rısı gönderir, beyin de bu çağrıya cevap olarak iştahı çoğaltır. Bu, insanı da­ha çok yemeye zorlar.

Yedikçe kandaki fazlalıklar ve damarlardaki tıkanık­lıklar çoğalır. Kan daha da koyulaşır, dolayısıyla organların açlık hissi da­ha çok artar. Bu kısır döngü devam ederken insanlarda konsantrasyon, ha­fıza, düşünme, anlama ve öğrenme yeteneği azalmaya, hastalıklar birer birer kendini göstermeye başlar. "Fikir uyur, hikmet ölür, organlar durur, insanî sıfatlar yavaş yavaş kaybolur." Böylece, 'Yemek onlar için bir ceza olacaktır" hikmeti zuhur eder.

Bazı insanlar fazla yemenin bedelini aşırı şişmanlıkla ve beraberinde ge­tirdiği hastalıklarla öderler. Bazıları da vardır ki, ne kadar yerse yesin, hep zayıf kalırlar. Bunlar kendi durumlarının şişmanlardan daha iyi olduğunu zannederler. Çoğu zaman onların durumu şişmanlardan daha tehlikeli ola­bilir. Çünkü fazlalıklardan oluşan atıklar, ilaçlar, toksinler ve katkı madde­leri şişmanların vücudundaki yağlarda depolandığı için, organların tahrip olması kısmen de olsa önlenebilir. Ancak zayıfların, kan vasıtasıyla bütün vücutlarını dolaşan toksinler, ateş, öksürük, terleme, nezle, kusma, ishal, si­vilce, çıban gibi yollarla dışarı atılırken bu ağır işlemler hem organlarını yıpratır hem de eklemlerde, kaslarda ve organlarda depolanarak, buralarda ağrıya, enfeksiyona, kistlere ve genetik değişimlere (mutasyonlara) sebep olur. Bu tip insanlar genelde sık hastalanan, sıkıntılı ve asabî insanlardır.