Osmanlı döneminde Vakıf sistemi

İslam dininin paylaşma ve yardımlaşmaya verdiği önem, bu konuya teşvik eden ayet ve hadisler Osmanlı döneminde de vakıf sisteminin oluşmasına ve gelişmesine neden olmuştur.

Osmanlı Devleti’nde başta padişahlar olmak üzere birçok zengin varlıklı kişiler ve devlet adamları çeşitli vakıflar kurarak İslam dininin gerektirdiği yardımlaşmayı sağlamışlardır.

Osmanlı Devleti’ndeki vakıfların çalışmaları kısaca şu şekilde özetlenebilir:

1. Kurulan vakıflar sayesinde birçok yoksul, fakir fukara ve yardıma muhtaç kişilerin ihtiyaçları karşılanarak toplumsal barış ve dayanışma sağlanmıştır.

2. Vakıflar aracılığı ile Darüşşifa ve akıl hastaneleri kurulmuş, halkın sağlık sorunlarının çözülmesine önem gösterilmiştir.

3. Eğitim ve kültür faaliyetlerinin düzenli olarak yürütülmesi sağlanmıştır.

4. Vakıflar tarafından kurulan kervansaraylar sayesinde ticari faaliyetlerin gelişmesi sağlanmıştır.

5. Ülkenin bayındırlık faaliyetleri; mektepler, camiler, hamamlar, yollar, köprü ve kanallar vb. tesislerin kurulması sağlanmıştır.

6. Vakıflar aracılığı ile fethedilen yerlere Türkler yerleştirilmiş ve bölgenin Türkleşmesini sağlamak amacıyla faaliyetlerde bulunulmuştur.

7. Askeri alanda gereksinim duyulan kale, donanma, top yapımı vb. hizmetlerin yapılması sağlanmıştır.

8. Fethedilen bölgelerin canlandırılması için faaliyetlerde bulunulmuş, şehirler ve kasabaların büyümesi sağlanmıştır.

16’ıncı yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti'nin her alanında bozulmalar ve aksaklıklar görülmeye başlanmıştır. Bu aksaklıklardan vakıf sistemi de etkilenmiş ve bozulmalar görülmüştür. I. Mahmud döneminde Evkaf Nezareti kurularak bütün vakıflar devletin denetimi altına girmiştir.