Allah her şeyi görüyor ve biliyor Kiramen Katibin meleklerini niçin yaratmış?

Allah mutlak ve sonsuz güç sahibidir. O'nun iş yapmak için aracıya, yardımcıya, ortağa ihtiyacı yoktur.Tüm fiilleri O'nun kudreti ile gerçekleşir.Tüm varlıkların yaratılması doğrudan O'nun kudreti iledir.

Tevhid, açısından değerlendirildiğinde kainattaki hiçbir sebep ve unsurun yaratmada parmağının yoktur ve Allah’ın tasarruf ve icraatlarında sebeplerin etkisi yoktur. Bu açıdan sebepler sadece bir perdedir. Burada akla ikinci soru bu sebepler madem yaratmada tesiri yoktur; niçin yaratılmışlardır. madem bu sebepleri yaratmış bu sebepleri işlerinde perde olarak kullanılmasındaki gaye ve hikmeti nedir? Bu sorunun cevabı anlaşıldığında konumuz olan ve bir sebep ve perde olan Kiramen katibin meleklerinin de yaratılma gayesi anlaşılmış olur.

Her şeyden önce yaratılışta bazı sebeplerin var edilmesinin pek çok hikmetleri vardır. Bu hikmetlerden biri de yaratılıştan gelen bazı haksız ve yersiz şikayetlerin hedefini değiştirmek için vaz edildiğini ifade etmek içindir. Cenab- Allah'ın yüceliği, büyüklüğü, izzet ve azamet sahibi olması sebeblerin haksız ve yersiz şikayetlere hedef ve perde olmasını gerektiriyor. Ta ki zahiri çirkin ve zararlı gibi görünen fiiller ve işler Allah’a isnat edilmesin.

Aslında, yaratılışta, zahiren çirkin ve merhametsiz gibi görünen şeyler, çirkin ve merhametsiz değiller. İnsan dar aklı ve aciz ve tahammülsüz fıtratından dolayı ağlama ve sızlamaya müsait olduğu için, şikayet ve tenkidinin hedefini sebeplere yönlendiriyor. Sebepler olmasa, direk Allah’a gidecektir. Onun için Allah, araya sebepleri koymuş ki haksız ve yersiz eleştiri ve şikayetlere maruz kalmasın.

Burada ikinci ve daha büyük tehlike de sebepleri iş ve icraatların gerçek ve hakiki faili görmektir. Bu düşünce inanç ta kişiyi şirke düşürebilir.

Bediuzzaman Said Nursi Mesnevi-i Nuriye addlı eserinde bunu şu cümleleriyle açıklıyor. "Evet, Sultan-ı Ezelînin memurları vardır, ama icraatçıları değillerdir ki, saltanat ve rububiyetinde ortak olsunlar. Ancak o memurların vazifesi dellâllıktır ki, kudretin icraatını ilân ediyorlar. Veya o memurlar, nâzır müşahitlerdir ki, gördükleri evâmir-i tekviniyeye karşı yaptıkları itaat ve inkıyad ile istidatlarına göre bir nevi ibadet yapmış olurlar. Demek esbab, ancak ve ancak kudretin izzetini, rububiyetin haşmetini izhar için vaz edilmiş birtakım vasıtalardır. Yoksa, kudretin acz ve ihtiyacı için muavenet eden yardımcı değillerdir." 

Çoğu insan cenabı- Allah'ın ilminin her an ve zaman her şeyi en ince ayrıntısına kadar kuşatması gibi azametli ve yüceliğini anlamakta zorlanır. Allah'ın kendisine ait olan en ince ayrıntıya varıncaya kadar her şeyi bilmesi ve her şeyi özelikle insanın haşirde hesaba çekilmesi için fiil ve eylemlerini kaydetmesi  gibi meselelerindeki pek çok hikmeti anlayamaz. Bu sebeple anlayamadığı ve cenabı Allah'ın rububiyetine  zahiren uygun olmayan durumlardan dolayı kiramen katibin melekleri sebep olarak yaratmıştır. Yoksa bu meleklere Allah'ın yardımcıları değillerdir.