Orucun İslam’daki Yeri ve Önemi

Orucun İslam’daki Yeri ve ÖnemiOrucun İslam’daki Yeri ve Önemi

Oruç islamın temel ibadetleri olarak nitelendirilen İslamın beş şartından biridir. Ramazan ayında  tutuan oruç yerine getirilmesi gereken farz bir ibadettir. Kur’an-ı Kerim’de bu ibadet Bakara suresi 185. ayette açıkça emredilmiştir.

Ey iman edenler! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincine varasınız diye oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de
farz kılındı.” 
 ayetiyle de belirtildiği gibi orucun geçmş ümmet ve toplumlarda farz olduğu gibi İslam dininde de farz kılınmıştır. 

Oruç, İslamın beş şartı dediğimiz temel esaslarından biridir. Peygamberimiz (s.a.v.) bu hususu şöyle belirtmiştir: “İslam beş temel esas üzere kurulmuştur: Bunlar Allah’tan başka ilah olmadığına ve Hz.Muhammed’in onun elçisi olduğuna inanmak, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve oruç tutmaktır.”

Yine başka bir hadiste peygamber efendimiz (SAV) : “...Bir kimse inanarak ve mükâfatını Allah’tan umarak ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.”Buharî

Allah'ın farz kılıdığı ramazan ayındaki orucun islam dininde ayrı biri ve güzeliği vardır.

Ramazan ayında, gündüzleri oruç tutulur ve mukabeleler okunur. Akşamları yatsı namazından sonra teravih namazı kılınır. Bu ayda fakirlere fıtır sadakası verilir. Son on gününde itikâf yapılabilir. Ayrıca ramazan ayı, içinde barındırdığı bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’yle ayrı bir öneme sahiptir. Yapılan bütün bu ibadet, dua ve yardımlarla ramazan ayında manevi bir
atmosfer oluşur. Oluşan bu manevi huzur bütün Müslümanları kuşatır. Herkes manevi bir eğitimden geçtiğini hisseder.

Oruç, sadece Allah (c.c.) rızası için yapılan bir ibadettir. Bu niyetle oruç tutanları Allah (c.c.) mükâfatlandıracaktır. Peygamberimiz (s.a.v.) kutsi bir hadiste Allah’ın (c.c.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Her bir iyilik için on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık vardır. Fakat oruç başkadır. Çünkü oruç benim içindir, onun karşılığını ben vereceğim... Hadis

Oruç, nefsin isteklerinden bilinçli olarak uzak durmaktır. Bu yönüyle bir irade eğitimidir. Açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanma yönüyle de bir sabır eğitimine dönüşmektedir. Toplum hayatında huzursuzluklara yol açan aşırılıklar oruç sayesinde azalmaktadır. Oruç, hak sızlıklara sebep olan arzu ve istekleri engeller. İnsanlar arasındaki çekişmenin, kavganın temel sebeplerinden biri de mala olan ihtirastır.

Oruç; bu ihtirası dizginlemenin, hırs ve öfkeyi kontrol altına almanın bir yoludur. Ayrıca oruç, dili kötü ve çirkin söz söylemekten korur. Ha reket ve davranışları kontrol altına almaya katkıda bulunur. Peygamberimiz (s.a.v.), “...Oruç bir kalkandır; oruçluyken cahillik edip de kötü söz söylemeyin. Birisi size sataşacak olursa, ‘Ben oruçluyum.’ deyin...” buyurarak orucun insan davranışları üzerindeki etkisine dikkat çekmiştir. Ramazanda camiler mahyalarla süslenir.

Oruç, yoksulların durumunu daha iyi anlamaya, dolayısıyla onların sıkıntılarını giderme yönünde çaba sarfetmeye de vesile olur. Peygamberimiz (s.a.v.), “...Oruç tutunuz ki sağlıklı olasınız...” buyurarak orucun sağlık açısından yararlarına dikkat çekmiştir.