Allah'ın İlim Sıfatı

Allah'ın İlim SıfatıAllah'ın İlim Sıfatı

İlim, bilmek demektir. İlim olaylara uygun olan kesin bilgidir. İlmin zıddı cehalettir. Tıpkı aydınlık ve karanlık gibi. İlmin olduğu yerde cehalet gider, cehaletin olduğu yerde de ise ilim yoktur.

İlim iki kısına ayrılır. Birincisi değişmez ve kadîm olan ilim; diğeri de hâdis olan ilimdir. Kadîm olan ilim Allah'ın zatîna aittir. Kulların sonradan kazandıkları ilme benzerliği yoktur.

Allah’ın ilmi sonsuz, sınırsız ve ezelidir. O’nun ilminde eksilme, artma, unutma, tedrici olarak öğrenme yoktur. Bu insanlara ait nakıs bir durumdur. Allah ise her türlü noksanlıktan münezzehtir.

Gazzâlî Allah’ın ilmi konusunda şu bilgileri vermektedir.: "Allah mâlumatın hepsini bilir. Yerde ve gökte meydana gelen her şeyi, onun ilmi her şeyi kuşatmıştır. Kainatta zerre kadar bir şey dahi onun ilminden gizli değildir. O, karanlık gecede, kara taşın üzerine, siyah karıncanın kımıldamasını da bilir, ondan haberi vardır. Hava boşluğunda yer alan zerrenin hareketini, sırları ve en gizli olanları bilir. Kalplerin, beyinlerin ve gönüllerin her türlü eğilimlerini, hareketlerini ve gizliliklerini başlangıç ve sonu olmayan yanî kadîm ve ezelî ilmiyle bilir" (Gazzâlî, İhya, l, 124).

Allah’ın ilminde gizli saklı, küçük-büyük, uzak yakın, önceden ve sonradan  gibi  kavramlar O'nun ilmine etki etmez. O geçmiş gelecek, uzak yakın, gizli ve saklı  ne varsa her şeyi bilir.

Mülk suresinin bir ayetinde şöyle buyurulur:

"Sözünü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki o, sînelerin özünü bilir. Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır" (el-Mülk, 67/13-14). 

Bu ayette yine Allah’u Teala hiç yaratan yarattığını bilmez mi? Diyerek ilminin başka bir yönüne dikkat çekmektedir. Madem var olan her şayi yaratan Allah’tır O halde Allah yarattıklarından haberdar olmaması düşünülemez. Çünkü Allah’ın yaratması da O2nun bilgisi dairesindedir. O halde karanlık bir gecede denizin dibindeki küçük ve siyah bir canlının O2nun ilminin dışında kalması düşünülemez.

Allah'ın ilminden hiç bir şeyin gizli kalmayacağı; dolayısıyla O'nun insanların bütün yaptıklarını ve yapacaklarını bilmekte olduğu, Kur'an'ın bir çok ayetinde zikredilmektedir. Bu ayetlerden bir kaçının meali şöyledir:

"Ne yerde, ne de gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz" (Yûnus 10/61);

Allah geçmişi bildiği gibi geleceği de bilir. O kainatın ilk oluşumundan kıyamete kadar olmuş ve olacak her şeyi bilir. Hiç bir şey O'nun ilminin dışına çıkamaz. Gaybın anahtarı O'nun elindedir.

"Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır. O'nun için gaybı ancak O bilir. O, karada ve denizde ne varsa hepsini bilir. O'nun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır. Yani levh-i mahfuzda veya Allah'ın ilmindedir" (el-En'âm, 6/59);