Sadakanın İslam Dinindeki Yeri ve Önemi

Sadakanın İslam Dinindeki Yeri ve ÖnemiSadakanın İslam Dinindeki Yeri ve Önemi

İslam dini bireysel hayatı düzenleyen hükümleri olduğu gibi sosyal hayatın düzenini sağlayan
yoksulları ve düşkünleri koruyup kollamayan emir, yasak, öğüt ve tavsiyeleri de vardır. İslamiyet insanlara yardım etmeyi ve eldeki imkânları başkalarıyla paylaşmayı teşvik etmiştir. Allah'u teala Kur’an-ı Kerim’de bu konu ile ilgili şöyle buyurmuştur: “... Aranızdan inanıp da (Allah rızası için) harcayan kimselere büyük ecir vardır.”Hadid suresi 7

Sadaka vermenin beli bir ölçüsü sınırı yoktur. Dileye kimse dilediği kimseye iyilik ve sadaka verebilir. ayrıca sadaka vermek mal ve zenginlikle de sınırlandırılmamıştır.

Kişinin yakınları için yaptığı harcamalar da sadakadan sayılmıştır. Bu husus bir ayette şöyle ifade edilmiştir:”...Anaya, babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya ve elinizin altında bulunan (hizmetçi ve benzeri) kimselere iyilik edin...” Nisa suresi 36

İslam dini, toplumsal yardımlaşma ve dayanışmaya büyük önem vermiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) yardımlaşmanın önemini şöyle dile getirmiştir: “...Kim Müslüman kardeşine yardım eder ve onun ihtiyacını karşılarsa; Allah da ona yardım eder. Kim Müslüman’ın bir sıkıntısını giderirse; Allah da kıyamet gününde onun sıkıntılarından birini giderir...” Buhari

Peygamber efendimizin (SAV) verdiği bu müjdeli haber, Müslümanları, toplumsal yardımlaşmaya yöneltmiştir. Bu yardımlar zamanla kurumsal hâle gelmiştir. Atalarımız, dinimizin bu emrini yerine getirmek için çaba harcamışlardır. Yoksul ve kimsesizlerin beslenmeleri için aşevleri (imarethaneler), hastaların tedavisi için hastaneler (darü’ş-şifalar), yaşlıları korumak için huzurevleri (darü’l-acezeler) açmışlardır. Ayrıca öğrencilere yardım etmek, öksüz kızlara çeyiz hazırlamak, bilimsel çalışmalara
katkı sağlamak, hatta ağır kış şartlarında, hayvanlara yiyecek sağlamak gibi çok yönlü hizmet veren vakıflar kurmuşlardır.

Müslüman’ın, ihtiyaç sahibi kimseleri düşünmesi, onlara yardım elini uzatması gerekir. Örneğin Medineli Müslümanlar, Mekke’den gelen muhacirleri kendilerine kardeş kabul etmişler, yiyecek ve içeceklerini onlarla paylaşmışlardır.