Rızık ve tevekkül

Çalışmak ve tevekkül

Rızık ve tevekkülAllah Teala her canlının rızkını vereceğini taahhüt etmiş ve bu rızkın elde edilmesi için bir takım sebepler yaratmıştır. Bu sebeplere müracaat  etmek ve Allah’ın takdir etiği rızkı arayıp bulmak insanın vazifesidir.

Allah nasılsa rızkımı takdir etmiştir, kaderde ne varsa o olur deyip oturmak, sonrada ben tevekkül ettin nasılsa Allah rızkımı verecektir demek yanlıştır. Kader ve kazaya güvenip çalışma ve gerekli tedbirleri almamak yanlış olduğu gibi sebeplere sarılmayı ve çalışmayı tevekküle engel saymak da caiz değildir.

Aynı şekilde Allah’tan gafil bir şekilde sebeplere sarılmakta son derece yanlıştır. Çünkü mümin sebeplere hakiki tesir vermez. Çalışır ama Allah’tan bilir. Bu nedenle “Çalışmak bizden vermek Allah’tan” sözü doğru kader anlayışını ifade eden bir cümledir.

Risalelerde tevekkül özlü olarak şöyle tarif ediliyor “Tevekkül, esbabı bütün bütün reddetmek değildir. Belki esbabı dest-i kudretin perdesi bilip riayet ederek ve esbaba teşebbüs ise bir nevi dua-yı fiilî telâkki ederek, müsebbebatı yalnız Cenâb-ı Hakk’dan bilmek, neticeleri O’ndan istemek ve O’na minnettar olmaktan ibarettir.” (Sözler)