İslam'da doğruluk

Doğruluk nedir,İslam'da doğruluğun önemi

İslam'da doğruluk‘Doğruluk’, bütün ahlâki özelliklerin kendisinde toplandığı ve yüksek derecelerin kaynağı olan yüce bir ahlâktır. Arapça’daki karşılığı, ‘Sıdk’ ve ‘Sadakat’ kelimeleridir.

‘Sıdk’, peygamberlerin (a.s.) sıfatlarından biridir.

Kuran-ı Kerim  müslümanların doğru olmalarını emrederek onların, taşkınlıklardan ve aşırılıklardan uzak durmalarını istemiştir:

“Öyleyse emrolunduğun gibi dosdoğru ol; (sen de) ve seninle beraber tevbe edenler de (hep doğru olun), aşırı gitmeyin! Zira O, (sizin) yaptıklarınızı görmektedir.”

Mümin veya münafık, cennetlik veya cehennemlik olan insanlar, bununla birbirinden ayırt edilir. Din binasının temeli olan sıdk,  insanlar arasında peygamberlik derecesinden sonra ikinci derecedir. Çünkü Yüce Allah: “Kim Allah’a ve elçisine itaat ederse, onlar Allah’ın nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehid (gerçeği söyleyen alim)ler ve salihlerle beraberdir. Onlar ne güzel arkadaştır” (Buhâri ve Müslim.) buyurmuş ve iman, İslâm ve sabır sahiplerinin sıdk ehli olduğunu duyurmuştur: “Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz iyilik değildir. Asıl iyilik o (kimsenin iyiliği)dir ki Allah’a, ahiret gününe, meleklere ve kitaplara inandı; sevdiği malını, yakınlara, yetimlere, yoksullara yolda kalmışlara, dilencilere, boyunduruk altında bulunan (köle ve esir)lere mal verdi, namazı kıldı, zekat verdi. Anlaşma yaptıkları zaman anlaşmalarını yerine getirenler, sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabredenler, işte doğru olanlar onlardır. (Allah’ın azabından) korunanlar da onlardır.”( Şuârâ sûresi, 42/84.)

Bu âyet, bu ibadet ve amelleri ihlas ile yapanların sıdk ve takva sahibi olduklarını ve sıdkın İslâm ve iman makamı olduğunu açıkça ifade etmektedir. Cenâb-ı Hak, gönderdiği peygamberlerinden her şeyden önce sıdk ve ihlas ile davranacaklarına dair söz aldığını bildirmektedir: “Biz peygamberlerden (verdiğimiz elçilik görevini yapmak ve hak dine davet etmek hususunda) kuvvetle ahidlerini almıştık. Senden, Nûh’tan, İbrahim’den, Mûsa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan (evet) onlardan sapasağlam söz almıştık.” (İsrâ sûresi, 17/80) Başka bir ayette de: “Ki Allah, sadıkları sıdklarıyla mükafatlandırsın, ikiyüzlülere de dilerse azap etsin yahut tevbelerini kabul buyursun.”( Yûnus sûresi, 10/2.)buyurmuştur. 

Peygamber (s.a.v.) buyurdu: “Doğru sözlülük iyiliğe götürür, iyilik de cennete götürür. Adam doğru söylerse Allah katında Sıddıklar derecesine çıkar. Yalan söylemek kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür. İnsan yalan söyler (durur da), sonunda Allah (c.c.) katında yalancı diye yazılır.”