Cenazelerde Şahitlik

Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevketmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. Maide-8 Ayetince mü’minlerin bu dünyadaki en önemli görevlerinden biri de şahitlik ve şehadettir. Şahitlikte doğru ve dürüst olmak adaletten ayrılmamak, hissi davranmamak gerekir.

Mü’minin mü’min hakkındaki şahitliği mahşer için de önemli bir belgedir. Bu nedenle cenaze namazında cenazeyi kıldıran imamın “ölüyü nasıl bilirdiniz?” sorusunu sorulduğunda gerçeğe aykırı beyanda bulunmak bir Müslümanın en önemli vasfı olan güvenilirliğini tehlikeye sokabilir. Bu nedenle güvenilirlik sınırlarını bozmadan cenaze de hüsnü şehadet etmek yani şahitlikte güzel ve iyi yönüyle şahitlik etmek lazım. Şahitliğin ölen kişi için önemli bir sertifika olduğu şu hadisle de vurgulanmıştır.

Hz. Enes (ra) anlatıyor: “Resûlullah’ın (sav) yanından bir cenaze geçti. Oradakiler, cenazeyi hayırla yâd ettiler. Peygamber Efendimiz (sav):

“Vacib oldu!” buyurdular.

Sonra bir cenaze daha geçti. Bunu kötü sözlerle yâd ettiler. Resûlullah (sav) yine:

“Vâcib oldu!” buyurdular.

Hz. Ömer (ra):

“Ya Resulallah! Her iki cenazeye de vacip oldu buyurdunuz. Vacip olan nedir?” diye sordu.

Peygamber Efendimiz (sav):

“Öncekini hayırla yâd ettiniz; ona Cennet vacip oldu. İkincisini kötülükle yâd ettiniz; ona da Cehennem vacip oldu. Sizler Allah’ın yeryüzündeki şahitlerisiniz!” buyurdu. Buhârî, Cenâiz 86

 

ilimrehberi.com