Başkaları ile Alay Etmek

Alay etmek

İnsanlar bir arada yaşamak zorundadırlar. Birlikte yaşamanın ise birtakım kuralları vardır. Birlikte yaşadığımız  insanlarla iyi geçinmeli ve onların kusurlarıyla veya kusur gibi görünen halleri ile alay etmemeliyiz. Çünkü insanları küçük görerek onlarla alay etmek doğru değildir.

Alay etmek; söz, yazı, işaret veya çeşitli davranışlarla bir kişinin ayıp ve eksikliklerini ortaya çıkarmak, onunla eğlenmek demektir. Alaycılığın altında genellikle, kendini büyük görmek; karşısındakini küçümsemek tavrı yatar.

 Ebu Hureyre (r.a.) Resulullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Eğer bir kimsenin amellerini -küçümseyerek- 'insanlar helak oldu' dediğini işitirseniz, işte o -kendisini beğendiği için- daha kötü bir şekilde helak olmuştur."(Tergib ve Terhib, c.5/513)

Başkalarının kusurlarını araştırmak ve onlarla alay eden kimse bilmelidir ki, kendisinin de birçok kusuru vardır. O halde kişi öncelikle kendi kusurlarını düzeltmelidir. Doğru olan da budur.

Bu hususta Rabbimiz mealen şöyle buyurmaktadır:"Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın; olur ki, alay edilenler kendilerinden daha hayırlı bulunurlar. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar; belki onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Hem birbirinizi ayıplamayın ve kötü lâkablarla atışmayın. İmandan sonra fâsıklıkla adlanmak ne kötü isimdir! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir." (el-Hucurât, 49/11)

Peygamberimiz,  gerçek Müslümanı, elinden ve dilinden hiç kimsenin zarar görmediği kimse olarak tarif etmiştir.