Para ve Mal Hırsının Zararları

İbn-i Ka'b bin Mâlik Ensârî'nin babasından rivayet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

İki aç kurdun bir koyun sürüsüne dalıp verdiği zarar, mal ve şöhret hırsına kapılan kişinin, dinine verdiği zarardan daha fazla değildir.

Mal ve şöhret hırsı, kişiyi maddî ve manevî birçok sıkıntılara sürükler ve kâlb huzurunu da bozar. Kişi önceleri hırsını mübah olan yollarla tatmin etmeye çalışsa bile, zaman içerisinde haram yollara da tevessül edebilir. Çünkü hırs öyle bir hastalıktır ki, kanaat gemi ile gemlenmedikçe asla önü alınamaz. Nitekim Rasûlullah (sav) şöyle buyurmaktadır:

“Âdemoğlunun iki dere malı olmuş olsa üçüncü bir dere daha ister. Âdemoğlunun karın boşluğunu (içindeki hırsını) topraktan başka bir şey doldurmaz. Allah tevbe edenlerin tevbesini kabul eder.” (Buharî-Müslim)

İnsanı başkalarına karşı üstünlük taslamaya ve övünmeye sevkeden her mal ve şöhret, sahibi için bir âfettir.

“İnsan kendisini müstağni ve zengin görünce mutlaka şımarır.”(Alak: 6)

“Mal ve evlat çokluğu ile övünmek sizi oyaladı.” (Tekasür: 1)

Dünya ve dünya malını sevmek, insanı cimriliğe sürükler., Allah yolunda infak edemez ve hatta farz olan zekatını vermekten bile imtinâ eder. "Malım tükenir, fakir olurum" korkusu ve endişesi ile hayatını zehir eder.

“Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlat sahibi olmak isteğinden ibarettir.” (Hadid: 20)

Rasûlullah (sav) şöyle buyurmaktadır:

“Dünyayı sevmek bütün hataların başıdır.”(Beyhaki)

“Dünyanın helâli hesap, haramı ateştir.» (Beyhaki)

“Şeytan diyor ki: Mal sahibi üç şeyden biri ile benden selâmete erişemiyecektir.

1-Sabah ve akşam (vesvese verip) onu üzüntüde bırakırım.

2- Malı helâlinden elde etmez ve o malı gerektiği yere sarfetmez.

3- Malı ona öyle sevdiririm ki, o sevgi onu malın hakkını (zekât, sadaka, hacc, hayırlı hizmetlere sarf v.b.) ödemekten meneder.” (Taberani)

“Dünyasını çok seven ahiret yönünden zarar eder. Ahiretini çok seven dünyasına zarar verir. Artık sen bâki kalacak olanı fenâ bulacak olana tercih et. (Yani ahiretini dünyaya tercih et.)”(İmam-ı Ahmed)

“Mal çoğaltanlar helâk oldular. Ancak onu Allah'ın kullarına sarf edenler müstesna. Onlar pek azdır.”(Taberani)