Büyüklere Saygı ve Hürmet

Enes bin Mâlik (ra) Rasûlullah (sav)’in  şöyle buyurduğunu rivayet etti:

Kim küçüklerimize merhamet etmez, büyüklerimize tazim etmezse bizden değildir.

İlim ve yaşça büyük, takva ve ahlâkça üstün olanlara tazim etmek, küçük çocuklara merhamet etmek, onlara yardımcı olmak, İslâm ahlâk ve adabındandır.

Rasûlullah (sav) oturduğu meclislerde ilim ehline ve kavmin büyüğüne en yakınında yer gösterir ve "İnsanlara mevkilerine göre muamele ediniz” (Ebu Davud) buyururlardı. Hatta namazda ilim ve hilm ehlinin en yakınına durmalarını isterlerdi. "Safları düz tutun, eğri-büğrü yapmayınız. Sonra kâlbleriniz (deki maksat ve düşünceler) muhtelif olur. İçinizden hilm ve akıl sahibi olgun kimseler bana yakın dursun, daha sonra bunlara yakın olanlar daha sonra bunlara yakın bulunanlar dursunlar” (Müslim) buyururlardı.

Yaşlı, hasta kadın ve erkekleri ziyaret eder, onların hâl ve hatırlarını sorar, ihtiyaçlarını giderirlerdi. Süt annesi Halime, Hz. Ali kerremallahu vechehunun annesi Fatıma, Ümmü Eymen, Ensar ve Muhacirînin büyüklerini ziyaret etmek adetlerindendi. Bu husustaki buyruklarından bir kısmı şöyledir:

“Ak saçlı müslümana, haddi tecavüz etmeyen ve içindeki hükümlerle amel etmekten uzaklaşmayan Kur'an hafızına ve adil hükümdara ikram yüce Allah'ı tazimdir.” (Ebu Davud)

“Bir genç yaşlılığından dolayı bir ihtiyara ikram ederse, Allah da o gence, ihtiyarın yaşına geldiğinde, kendine ikram edecek bir kimse takdir eder.”(Tirmizi)